… forest , is a universe , endless , limitless , no border , no restriction , no exclusion ; there is a space for everybody , for everything . there is no prejudice . everything is conscious of the pleasure and beauty of living together , diversity , sharing , growing and evolving together .

the holism of the forest . many things that can not exist by themselves , in forest they exist as essential complements of the whole . “perfectness” of forest . whatever exists in forest , it is there and must be there and the wisdom of human can never comprehend the reasons why they exist .
as the nature is perfect , the forest is perfect .
forest is a guide , a road , light .
>


iyi – kötü ayrımcılığı yapmadan , önyargısız , herşeye yer var orman ekosisteminde . iyi – kötü yok . iyi – kötü göreceli . insanoğlu aklı , neyin iyi neyin kötü olduğuna eremez .  bulabildiğim herşeyi orman ekosistemime alıyorum . neyin ne kadar olacağına doğal sistem , doğal denge kendisi karar veriyor .
*
orman
ve yaşamı paylaşmak

doğa kusursuz . doğa’nın kusursuzluğu orman’da . yaşam , bir orman .
orman’ın kusursuzluğu yaşamda .
doğa’nın ve orman’ın kusursuzluğunu yaşamda keşfedebilmek ve
taklit edip yaşama taşıyabilmek ,
doğayla uyumlu , barışık .

can alıcı zor güzelliği ve yüreği doğa’nın , yaşamı paylaşmak .
deli gibi bir meydan okuma yaşamı paylaşmak .

bir orman yaratmak . birlikte , hep beraber yaratmak . hiç bir canlı tek başına var olabilemez , tek yaşayabilemez . küçük küçük alt ekosistemlerde ve tüm ekosistemleri kucaklayan doğa’da , her canlı , başka canlılarla var , çok gizemli ve karmaşık bağlarla ağlarla karşılıklı bağımlılar birbirlerine .

bir orman yaratmak hep birlikte . orman yaratmak için toprak gerekli  , su , tohum , güneş , insan gerekli . toprak yaratmak İçin , gözle göremediğimiz milyonlarca mikroorganizmalar , solucanlar , kertenkeleler , sevmediğimiz ve zararlı dediğimiz böcekler ve otlar gerekli . heeey , sevmediğimiz herşey gerekli ! bir kez orman’ın kusursuzluğunu kabuledende , sevmediğimiz , zararlı dediğimiz herşeyin orman ekosistemimizde var olmasını hoşgörüyle kabul edip , var olmalarının gizemli nedenlerini gözlemliyerek keşfetmenin ve birlikte yaşamanın ve paylaşmanın zenginliğini yaşamak .. orman’da bazı nesiller yok oldukça , çeşitlilik azaldıkça , ormanın sağlığı bozuluyor , direnci kırılıyor , doğal denge bozuluyor .

bir orman yaratmak hep birlikte , hırsız uğursuz yalancı dolandırıcı , savaşçı barışçı , hain , namuslu namussuz , ahlaklı ahlaksız , inançlı inançsız , aşk nefret kin intikam ihanet sadakat , aklınıza gelebilecek her duyguda insanı , kusursuz doğal ekosistemimize hoşgörüyle kabuledebilmeliyiz . bunlardan birisini öldürüp yok etmek , doğa’nın çeşitlilik zenginliğinden gelen dinamizmi ve  canlılığı öldürmek olur , ekosistemimiz çöker . yaşam çöker . örneğin , hırsızlığı ortadan kaldırdığımızı varsayalım bir an .. bunun getireceği sonuçları düşünün , sistem ayakta kalamaz . doğa’nın kusursuzluğunda herşey  var olmalıdır çünkü , herşey karşılıklı bağlı ve bağımlı olarak vardır . böylesine kusursuz bir dengede bir yaşam ormanı yaratmak ..

ve elbette , savaş olasılığına karşı önlemlerimizi alacağız ve bir tehlikeye karşı her zaman uyanık ve tedbirli olacağız ama savaşı yok etmiyeceğiz . yabani otlara karşı önlemlerimizi alacağız , özellikle yayılıcı otların varlığını belli düzeylerde kontrol altına almaya çalışacağız ama tamamen ortadan kaldırmak , onların bize verebileceği ve vermekte olduğu değerleri yoksaymak olur .

her canlı bencil , öncelikle kendisi var .
egosu  var . herşeyin en güzelini en çoğunu önce kendisine ister .
ve fakat
birlikte büyümenin , yaşamanın , paylaşmanın çelişkili ve zor hazzını ince ince hissediyor .
bencilliğin dayanılmaz doyumsuz hazzı
ile
paylaşmanın getirebileceği zenginlik
arasındaki rekabet ,
bir yaşam kavgası .

paylaşma savaşı , kavgası , yarışı , rekabeti , hazzı , iyi ya da kötü değil .
doğa , bu rekabet üzerine kurulu .
yaşam , rekabet olmadan olamaz .
her canlı , rekabeti sever .

her bitki rekabeti sever . yanındaki bitkiden , birlikte yaşadıkları topraktan daha fazla besin alabilmek için yarışır . bu yarış , yaşatıcıdır , yararlıdır .
tarlanın ortasında tek başına bir bitki zor büyür . yalnızlığın acısını hep hisseder .
birlikte büyüyen bitkilerin , her ne olursa olsun , her zaman birbirlerinden öğrenecekleri bir şey vardır . yeteneklerinin bütünleyici faydaları ile daha sağlıklı büyürler . kökleri yüzeyde olan bir bitki , kökleri derinlere inen bir bitkinin , toprağın derinliklerinden alıp yukarı taşıdığı besinleri paylaşır . yaşam kavgasının tam ortasında birbirlerine çok şey alıp verirler . toprağın üstünde yaz güneşilerinde birbirlerine gölge olurlar , serinlik olurlar , kış soğuklarında sıcaklık olurlar .
her bitki , paylaşımdan daha çok alabilmek için yarışır ve daha canlı büyür , her bitki rekabeti sever .
kardeş kardeş daha canlı büyürler gib duygusal yanı yok bu paylaşmanın , karşılıklı yararlı olma prensibiyle doğal sistem , doğal düzen böyle .

her hayvan rekabeti sever . yanındaki hayvandan , birlikte yaşadıkları ortamda daha fazla besin alabilmek için yarışır . bu yarış , yaşatıcıdır .
tavuklara yem serptiğim zaman hepsi daha fazla kapabilmek için yarışıyor . acele acele yutuyorlar yemleri . arkadaşlar , hepimize yetecek kadar var , sakin sakin , tadını çıkara çıkara , doğanın bize verdiği bu nimetin hangi zorluklarla bize kadar geldiğinin bilincinde olarak , yediklerimizin tadının farkındalığını yaşayarak yiyelim , demezler .
bir yolda kamyon gelirken diğer küçük arabaların yol verip kaçıştıkları gibi , kazlar ve ördekler büyük bir gürültüyle etraflarındaki tavuk ve hindileri kaçırıp daha rahat ve geniş alanda yemlerini yer .

insanların paylaşım kavgaları , savaşları , rekabetleri .
bir dağın başında tek başlarına iki tek komşu , tarla sınırı kavgası olmadan yaşayamaz . bir köyde iki mahalle arasında her zaman su ya da bişeycikler paylaşım kavgası vardır . her iki köy , şehir , ülke arasında kaynak kavgası vardır , doğal düzen böyledir .

yaptığım ormanı gezmeye gelen köylüler çok beğeniyorlar , hoşlarına gidiyor , çok güzel , diyorlar , sebzeler çiçekler böcekler , her şey çok güzel . kısaca anlatıyorum , hiçbir ilaç ve sunni gübre kullanmadığımı , görüldüğü gibi herşeyi karman çorman diktiğimi , ot çapalamaya gerek olmadığını , yani , hiçbişey yapmadan sebze ormanı yaptığımı .. nasıl , diyorum , siz de yapacak mısınız ? yaa çok karışık , hele sen biraz daha yap da görelim , diyorlar . hiçbişey yapmıyorum , diyorum , bizim aklımız bunlara ermez , çok karışık , diyorlar .

gıda ormanı , yenilebilir gıda ormanı , orman bahçesi diye bir sürü kitaplar var binlerce sayfalık . ormanın nasıl oluşturulacağı , hangi bitkilerin yan yana ve hangi aralıklarla dikileceği bir sürü formüllerle açıklanıyor . köylüyü , çiftçiyi , bu karmakarışık bilgilerle donatamayız . ‘en basit’ bile çok karmaşık geliyor köylü çiftçiye .

onun için , orman’ı ve felsefesini en yalın , en sade , en arınmış biçimiyle görebilmeli ve gösterebilmeliyiz . orman yaşam ekosistemlerini köyün kentin her alanında yaygınlaştırmak , çoğaltmak , sürdürülebilirliğe daha hızlı ulaşmamızı sağlar .

insan karmakarışık , her canlı karmakarışık , doğa ve yaşam karmakarışık . bu kusursuz karmakarışık gizemli sistemlerin içindeki sadelik , basitlik , yalınlık , ve güzelliği görmek , sürdürülebilir yaşamın başlangıcı .

doğa’nın , orman’ın , yaşamın kusursuzluğunda paylaşmak , orman olmak .

***

forest . the essence of Natural Way of Farming is to believe in perfectness of the Nature .
the perfectness of the nature is in forest . once you create the forest ecosystem , then it does not need any human intervention , it has a perfect system , a perfect balance .