zeytinleri toplayıp toptancı alıcılara götürdüğünde , elek dedikleri bi makine var , üç beş gözlü , en irisinden en küçüklüsüne ayırıyorlar , seçiyorlar . tarlanın bilmem hangi noktasında , bilmem hangi ağacın hangi dalında olma şansın ya da şanssızlığına göre küçük oluyorsun büyük oluyorsun , boyuna göre elekten geçerken ya da üstünde kalırken seviniyorsun ya da üzülüyorsun . küçük zeytinsin , büyük zeytinsin . doğal sistem böyle kurulmuş .
belki küçük zeytin daha tatlı . ama büyük daha değerli , daha pahalı . önyargıların var , büyük güzeldir .

seçmek ve seçilmek . yaşam , seçim üzerine kurulu . zeytinlerin elekten geçtiği gibi , insanlar da kalburdan geçer . yaşam kalburlarının üstünde çalkalanır durursun . kalburun üstünde kalırsan , kalburüstü birisi olursun .

bir seçim yaparız ve hemen ardından pişman da olabiliriz . çeşitlilik , yaşamın zenginliği . seçtiğinin tadını bilirsin , seçmediğin gizemli kalır , onu seçmediğine pişman olursun . açgözlüysen hepsini almak istersin .

bir kadın seçersin , bir adam seçersin , o göreceli zaman ve mekan içinde en doğru seçimdir bu , çocuk yaparsın , çocuğu da seçmiş olursun . pişman olursun olmazsın , o kadını ya da adamı seçtiğin için . seçilen sen isen sevinirsin , bir adam ya da kadın seni seçmemişse üzülürsün .

seçilmemek , kalburun altına düşmek , kabuledilmemek , ayrımcılıktır .

bir lokantada seçtiğin yemek hoşuna gitmez de , başkasının seçtiğinde gözün kalır . bunun doğal çözümü ormandır , paylaşmaktır , yani , “ortaya karışık”tır .

uçağa hostes alırken en güzel bayanları seçersin , kanunlar zorlamıyorsa erkek hiç almazsın . bir markette kasalarda dizi dizi güzel kızlar vardır . araba reklamlarında , kanunları kuralları toplum etiklerini zorlayıp mümkün olduğunca açık giydirip küçücük araba fotoğrafının yanına kocaman bir güzel koyarız . bir tuzaktır bu . kandırmaktır . ünlü şarkıcı türkücü dizi filim artislerine reklam yaptırmak gibi . o ünlü , bişeyi kullanıyorsa , ben de kullanmalıyım ..

seçilmek güzeldir . seçilmek uğruna yalan atarız , tuzaklar kurarız ince ince örülmüş . olduğumuzdan daha çok zengin göstermeye çalışırız kendimizi , süslenip boyanıp giyinip olduğumuzdan daha güzel görünmeye çalışırız . seçilemezsek kızarız , ayrımcılıktır bu .

dünyanın her noktasında , her yerinde , her canlıda , bitkide hayvanda insanda seçmek ve seçilmek var .

zenciler , güzel işlere alınmazlar . zencilerin ve çirkinlerin yapacakları işler ayrıdır .

ayrımcılık , seçmek ve seçilmek , doğamızda var . işimize geldiği her an , seçeriz . her canlı bencil . her canlıda açgözlülüğün ve doyumsuzluğun dereceleri , kendi ekosistemlerinde dengeleri var . her canlının canı en güzeli , en güzelleri seçmek ister . her erkek çok güzeller ister , ekosistem-kanunlar elvermediği için bir tane seçer , bir güzel ile yetinir gözükür , bazı kanunlar dinler izin vermişse üç beş güzele razı olur , ama özünde , sonradan yüklenen tüm değerler soyunulup atıldığında sonsuz sayıda güzel istediği için , sonsuz sayıda güzele cennette ulaşacağı vaadi ile oyalanır .

seçilmek , seçmek , doğal . ve elbette zor . çok kolay olsaydı , tadına doyulmazdı ama yaşamın !? ve sonunda da , o doyulmaz tat , tatsızlığa dönüşürdü .

seçmek seçilmek doğa’nın dinamiği .  bir yarış , mücadele , karmakarışık bir oyun . yaşamın güzelliği de burada . bu , böyle kabuledile , hazmedile . doğuştan gelen bariz güzelliklerimiz yeteneklerimiz yoksa , kendi çabalarımız kavgalarımızla yeni güzellikler edinmeye çalışacağız . bu mücadele güzelleştirecek bizi .

ayrımcılık , bir şeyin , bir ekosistemden başka bir ekosisteme geçme arzusunun gerçekleşmemesi . başka bir ekosisteme girmek isteyip de girememek .

başka bir ekosisteme girmek isteyip de bunu başaramayan canlılar ,
ya bu ekosisteme girmek için daha çok çalışıp güzelleşecekler ,
ya da daha güçlü kendi ekosistemlerini kurup cazibe noktası olacaklar .
yoksa , kadere razı olup , sürdürülebilinemeyen yaşamlarda ölümü bekliyecekler .

dünyanın her yerinde ,
yaşlı genç , sosyal sınıf kalbur üstü kalbur altı kalbura bastı tel kadayıf , özürlü olmak , milliyet , ırk , din , etik ahlak , etnik köken , cinsiyet , cinsel eğilim , zayıf şişman , hepsi ayrımcılık . discrimination , dedikleri . müşterilerin gönüllerini hoş edip daha fazla para kazanmak için marketlere uçaklara işçi alırken güzelleri seçmek hakkımız mı , ayrımcılık mı ..

seçim hakkı mı , ayrımcılık mı .. sözcükleri gevelemeye gerek yok . din , kültür , eğitim , etiklerimiz , sosyal etkileşimler , ahlak , çevre , aile , … , ne varsa hepsini çırılçıplak soyunup , anadan doğma bir canlı olarak davranışımız , öz benliğimiz ayrımcı , her canlı ayrımcı . doğa , sistemi içerisinde ayrımcı .

bizim ekosistemimize , ormanlarımıza , sigara-içenler girmiyor . kalburumuzun hiçbir yaşlı genç , milliyet , kalburaltı üstü sosyal sınıf tabakası , ırk , din , kültür , cinsiyet , etik , etnik gözenekleri yok . daha sağlıklı bir dünya için , tek bir gözeneği var , sigara-kullanmayan gözeneği var . bu kalbura ayrımcı kalbur deniliyorsa , ayrımcıyız .