in nature , every tree has its own perfect shape and format . with this format , the tree performs perfectly the nutrition flow from the soil to the branches and leaves , from branches and leaves to the roots . as the leaves spread on the branches with perfect angels , sunlight can travel all over the tree all day .
the trees in the forests develop and grow very healthily and happily and they don’t feel the need to be pruned . when it is necessary , the nature does it for them .

…>

bir ağaç tohumdan ya da düzgün bir çubuktan doğal olarak büyürse herhangi bir müdahele ya da budamaya ihtiyacı olmaz .

biz bir fidanı fidancıdan alır almaz hemen sağını solunu keser budarız , budamamız gerekir , çünkü yeri değiştirilen bir ağaç gücünü kaybettiği için ve yeni yerine alışıp kendini beslemekte zorluk çekeceği için fidanı budayıp küçültmemiz gerekir . ağacı bir kez budadığımız zaman , ağaç kendini koruma ve yaşama güdüsüyle budadığımız yerden bir sürü yaşam dalları verir . artık ömür boyu ağaçla budama – yaşama yarışı içine girmiş oluruz . ve nasıl budayacağımızı da bir türlü bilemeyiz , herkes bişey der , bir sürü budama teknikleri vardır , değişir hep , böyle sürer gider doğa’yla yarış ve hiçbir zaman kazanılamaz bu yarış .

çekirdekten yetişen bir ağaç , çok severek yediğimiz o meyvenin aynısını vermez , veremez . çok sevdiğimiz bir adamın ya da kadının çocukları aynı tatta ve “güzellikte” olamaz , bütün dağlar alçaklı yükseklidir , beş parmağın beşi de ayrıdır , senin bir sürü çocuğunun huyu tüyü de hep bambaşkadır . ama her ayrı çocuğun güzelliğini ayrı algılamamız , benimsememiz , sevmemiz gerekir .

bir meyvenin çekirdeğinden doğal olarak yetişen ağacın meyvelerini oldukları gibi tatlarıyla yemeyi kabul ediyorsak , ille de çok büyük çok gösterişli tam pazar malı meyveler peşinde değilsek ağaçaları çekirdekten yetiştireceğiz ve o zaman budamaya gerek kalmıyacak .