… something is going bad . the lives in the villages are not quite pleasant , the lives in the villages are not being able to be sustained , that is , the village people can not straighten out their economies , their social and cultural lives are not so delighted , and therefore they are escaping from villages to cities with the hope of salvation . there is not left any young people in the villages .

…>

köylerde ne yapılır . çiftçilik yapılır . tarla tokat sürülür çapalanır ekilir dikilir , akşamı sabahı bayramı seyranı tatili yoktur , yazı kışı yağmuru fırtınası donu dolusu seli çoktur , ille bişeyi vardır . üretirsin bişeyler , satarsın , mazot gübre ilaç masraflarını çıkarsın bişey kalmaz . elde avuçta bişey yok , kendini bile geçindiremezsin , kız vermezler , evlenemezsin ..

şehirlerde ne yapılır . özellikle büyük şehirlerde sabahın köründe kalkılır , pek hoşuna gitmeyen işler , karmaşık ilişkiler , patronlar , işçiler .. pahalı yaşamlar , yetmeyen , ucu ucuna maaşlar .. ve  , elbette öteki bi yanda şatafatlı renkli , değişik , karışık ilginç yaşamlar , değişik umutlar düşler . egzoz kokusuna , araba gürültüsüne bağımlılık kazanmış , sevmiş , kalabalığın gizemli , başıdönmüş şaşkın kargaşasına kendini kaptırmış , kaybolmuş , ölümüne kente bağlı bir çok şehir insanı da var . gelgelelim , bi sürü şehir insanı da bir an önce bu kargaşadan , iyi mi kötü mü bi türlü çözemediği bu yaşam biçiminden kaçmak istiyor . şöyle küçük bir kasabada , ya da bir köyde doğal gıdalarla beslenmek , sakin huzurlu doğal bir yaşam istiyor .

köyde olsun , şehirde olsun , eksik bişeyler var yaşamda , yaşamdan kaçmak istiyoruz . yaşamı sürdüremiyoruz .

köylerden kentlere büyük göçler sonucu dengeler bozuldu . köyler boşaldı . bu dengesizlik , nüfusun kentlerde yoğunlaşması , ülke ekonomisini , sosyal yapısını , kültürünü , sağlığını bozuyor .

doğal üretim yapması gereken , kendi yaşamını sağlıklı sürdürmesi gereken köylü , kente göçünce , üretim işi de endüstriyel tarıma kaldı , biz de endüstriyel tarıma , monokültür tarıma , ilaçlı tarıma , dünyanın tekelleşmiş birkaç tohum ve ilaç şirketine , kimyasal kalıntılı ürünlerine mahkum olduk . sağlıksız yaşıyoruz .

sorun’un özüne dönersek , köylü , ürettiği üründen bişey anlamıyor , yani para kazanamıyor . köylüler hep birbirlerine sorarlar , karpuzdan bişey annadın mı ? fasulyeden bişey annadın mı ? hiçbişey annamadım , zarar ettim ..

zarar etme ! zarar etmezsen , ekonomik durumunu iyileştirebilirsen , kentlinin bile imrendiği köyünde yaşamını sürdürebilirsin . bunu da ancak sürdürülebilir tarım ile sağlıyabiliriz . ancak sürdürülebilir tarım ile yaşam kalitemizi arttırabiliriz , ekonomik durumumuz iyileşir , sosyal yaşantımız keyifli olur ve elbette sürdürülebilir tarım ile çevrenin , toprağın sürdürülebilirliği sağlanabilir .

sürdürülebilir yaşam , sürdürülebilir tarım , köyün de , kentin de kurtuluşu !

*

endüstriyel tarım , bilimsel tarım , yeni ilaçlar yeni zehirler ürettikçe toprağın yapısı , dengesi , biyolojik zenginliği gitgide kötüye gidiyor . endüsriyel tarım , sürdürülebilirliğin ekonomik ayağını zayıflatmakta , sosyal ayağını hasta etmekte , çevre – toprak ayağını öldürmekte . çiftçi para kazanamıyor , toprak ölüyor ! endüstriyel tarım ürünleriyle beslenen toplum , sağlıksız toplum . endüstriyel tarım , pahalı tarım . tarım bankalarından aldığı kredilerle de bir kıskaca girmiş durumda , kurtulması zor . köylünün yapmaya çalıştığı endüstriyel tarım , sürdürülebilir değil , süründürür tarım .

organik tarım , zor tarım . yine monokültüre ve bir sürü ilaca gübreye , bi sürü ilaç gübre bilgi gerekliliğine , organik sertifika kuruluşlarının bürokratik kargaşalarına ve paralarına , masraflarına bağlı . büyük ölçekte monokültür organik tarım yapan kesimlerin dışında sıradan köylünün yapabildiği bir tarım değil . gübre ve ilacıyla , sürdürülebilirliğin çevre ayağını da nasıl etkilediği tartışılır . organik tarımın , yaşamın sürdürülebilirliği için , dünya ekosisteminin sürdürülebiliriği için , çok çeşitli tarıma , orman tarımına doğru kaçması ve dolayısiyle ilaca gübreye daha az bağımlı olması gerekiyor .

ben , uzun yıllardır bir “Sertifikalı Organik Tarım Üreticisi” olarak , yaşamın sürdürülebilirliği için , doğal tarım’a geçtim .

doğal tarım , sürdürülebilir tarım . kolay tarım . bir köylünün en kolay anlıyabileceği ve uygulayabileceği , uygulanabilirliği en kolay tarım . bi sürü ilaç gübre bilgisine ve masrafına gerek yok . endüstriyel ve organik tarım yapabilmek için temel kimya , elementler , atom , molekül , ve epey bi biyoloji , ve epey bi ekoloji , ve , azot fosfor potasyum , demir çinko magnezyum bilmek ve tarlanın hangi noktasında , hangi köşe bucağında toprağın yapısını , toprağın bunlardan hangisine ihtiyacı olduğunu analiz edip bilmek gerek . ve , toprağın tam isteğine göre ne verileceğini bilim adamları bile bilemezken , fazla verilen her gübre toprağın dengesini bozarken , bu bilgileri çiftçi nasıl öğrenebilecek ? toprağın altında kusursuz karmakarışık bir yaşam var , müdahele edilmemesi gereken . toprak da zaten bizim hiçbir şekilde bişeyler bilmemizi ve müdahele etmemizi istemiyor . toprak bize , sen hiçbişey yapma , ben sana gerektiği kadar veririm , diyor , ben kendi kendimi , kendi sağlıklı yaşamımı sürdürebilirim , diyor !

endüstriyel ve organik tarımı büyük ölçekli işletmeler ve , bilgili , entel , her nasıl tanımlamak isterseniz , seçkin kişiler yapıyor . tarım , yalnızca seçkin kişilerin tarımı olduğu sürece , sıradan köylünün tarımı olamadığı sürece , sürdürürlebilir olmadığı sürece , sağlıklı ve dengeli bir refah toplumuna ulaşamayız .

***