çoktandır görüşmüyoruz . ayrıldık .

karşılıklı oturduk . birbirimizi nasıl kandırageldiğimizi , birbirimize nasıl yalanlar attığımızı , aldattığımızı düşündük , konuştuk .

hey yaşayan canlıların da yaşamayan cansızların da , evrende herşeyin özünde olmazsa olmazı bencillik . evren bile , varlığı için kendi başına bencil .

birbirimizi karşılıklı olarak doğadan doğaldan koparıp oyaladık , hep güzelliğimizi allayıp pullayıp , abartıp , istediğimiz kadar verip işimize gelmeyeni ölümcül bencilliğimizle vermeyip , birbirimizin gözünü boyayıp gerçekleri gizleyip kendi bencil çıkarlarımızda birbirimizden faydalanmaya çalıştık , birbirimizi sömürdük , tükettik .

bunun böyle olduğunu biiyorduk ama tembelliğin teslim olmuş uyuşukluğuyla ve rehavetiyle ve şeytanların sunduğu göz alıcı ve göz boyayıcı baştan çıkarıcılığıyla , bilmiyormuş gibi davranmanın masumiyetiyle yaşayıp gittiğimizi biliyorduk .

içten değildik . samimi değildik karşılıklı . farklı dünyaların şeyleriydik ve birbirimize hep kendi dünyalarımızı yüklemeye çalıştık . birbirimize karşı üstünlük sağlama yarışı içindeydik . dayanışma , paylaşma yoktu . var gibi görünüyordu sözde paylaşma , ama hep tek yönlü bir dayatma vardı . samimiyet yoktu . çıkar vardı . işin özünde hep para vardı . hep satmaya çalışıyorduk aşırı bedellerle . sömürü vardı .

yeterdi artık . yetti . bir dayanılmazlık , bir çekilmezlik , hep bir son damlaya bakar . taştı .

birbirimizi tükettik , eskittik , eksilttik . ilişkimizi sonlandırmaya karar verdik .

fişten çektim . bir süre sessiz bakıştık .

ayrıldık .

sadece farelerin cirit attığı bakımsız , dağınık bir depoda .

bir daha hiç görüşmedik .