permakültür ,
Permanent ve Agriculture
ve aynı zamanda
Permanent ve culture

sözcüklerinden türetilmiştir . Sürdürülebilir Tarım ve aynı zamanda , Sürdürülebilir Kültür olarak anlıyoruz .

permakültür ,

  • doğa’ya karşı değil , doğa’yla birlikte , doğa’yla ahenk içinde çalışma , yaşama felsefesidir .
  • doğa’yı ve doğal örüntüleri gözlemliyerek sürdürülebilir ve kendi kendini yenileyen bir tasarımlar yapma bilimidir .
  • doğal örüntülerden esinlenerek bu örüntüleri taklit etme sanatıdır .

permakültür’ün 3 ana etiği :

  1. dünyayı gözet , sev , ve koru
  2. insanı gözet , sev , ve koru
  3. artı değer yarat ve bu artı değeri , ilk iki etik arasında adil olarak dağıt .

dünyayı gözet , sev , ve koru
dünyayı sevmek ve korumak . dünyadaki canlı cansız herşeyi sevmek  , gözetmek ve korumak . toprağı sevmek ve korumak . herşey sevmekle başlıyor . her ne pahasına olursa olsun , bu sevgiyi sürdürebilmek , sevginin kırılgan ilişkilerinde kırılganlığı pozitif , yapıcı çözümlerle giderip sevginin bütüncüllüğünü sürdürmek .

toprağı sevmek ve toprağı üzecek hiç bir uygulama yapmamak , her ne pahasına olursa olsun ilaç vermemek . kolay sevgi değil toprağı sevmek . kişisel geçici çıkarlardan vazgeçebilip koruyabilmek sevdiğini .

toprak sevgisi yalnızca romantik bir söylem değil , bu bütüncül sevgiyi en baştan çok iyi kavramak , anlamak ve inanmak gerek , permakültür de , doğal tarım da , yaşamın sürdürülebilirliği de bu sevgiyle başlıyor . bana , peki , diyorlar , kırmızı örümceğe karşı ne yapmak lazım ? aşk , diyorum . hemencik , şu ilacı kullan , anında tüm kırmızı örümcekler yok olur , dememi bekliyorlar . ben , hiçbir ilaç adı bile bilmiyorum ki ..

aşk mı lazım , diyorlar .. evet , elbette aşk lazım , sevgi lazım .. toprağı sever ve ne pahasına olursa olsun toprağa zarar vermezsen ve kusursuz orman’ın kusursuz dengelerine izin verip orman’ında zararlı zararsız böcü börtüye belli ölçülerde yer verirsen , onların birlikte yaşamlarına hoşgörüyle saygı gösterebilirsen , yaşam sürüp gider . ve fakat , çok basit bir gözlemle , sebzelerimizi yiyen böceklere bakıp , bunlar ‘zararlı’ deyip bu zararlı böcekleri yok etmeye kalkışırsak , bizim yararlı dediğimiz böceklerimiz neyle beslenecekler .. iyi ve kötü yok doğa’da . iyi , kötüyü ortadan kaldırıp yok ederse , iiyi tek başına kalamaz , var olamaz ?! bir şeyi yok etmek , ortadan kaldırmak ‘iyi’ değildir zaten , iyilikle çelişir . onun için , iyi ve kötü yok . zararlı yararlı yok . herşeye yer var doğa’da . doğa’nın kusursuzluğuyla , bizim ekosistemimizde , ormanımızda da , doğal dengesiyle herşeye yer var ,

önyargılar soyunulup atıldığında , dünyayı ve toprağı gözetmek , sevmek ve korumak çok kolay .

insanı gözet , sev , ve koru
insanı sevmek , gözetmek , ve korumak . kolay değil insanı sevmek . insanın karmakarışık duyguları , beklentileri , çıkarları , bencilliği , ve doğayla ve insanla karmakarışık ilişkileri . permakültür , her ne pahasına olursa olsun , insanın sağlıklı yaşamının sürdürülebilirliğini , bütüncül insan sevgisiyle sağlamayı hedefler .

‘care for people’ : ‘insanı gözet , sev , ve koru’ . ne demek bu ‘care for people’ .. türkçeye cuk diye çevrilemiyen bişey .. insanı gözeteceksin , koruyacaksın , yaşam kalitesini iyileştirmek için çalışacaksın , bunun tasarımlarını yapacaksın , ve , seveceksin insanı .. sev , demekle birisi sevilir mi .. kendimiz karmakarışık iken , karmakarışık duygu ve arzularmızla kendimizi anlayıp sevmeyi beceremezken , karmakarışık duygu ve beklentilerdeki başka insanları sevmek .. iyisi var kötüsü var , uğurlusu uğursuzu , hırlısı hırsızı , kendi çıkarları için seni sürekli kandırmaya , sömürmeye çalışan dolandırıcısı var , seni seveni var sevmeyeni var . neden sevesin insanı ..

orman’ın kusursuz sisteminde her şeyin , ‘iyiler’ ve ‘kötüler’ olarak her şeyin , ancak ve ancak birbirleriyle karşılıklı bağımlılık içinde var olduklarını gözlemlediğimizde , insanı sevmek kolaylaşıyor . asıl hedefimiz yaşamın sürdürülebilirliği olunca , ve bunu da ancak yaşamı paylaşarak sağlıyabileceğimizi , bir parçanın olmaması halinde sistemin sağlıklı süremiyeceğini gözlemlediğimizde , insanı sevmek çok kolay ..

tek tek her insanı sevmek , sevmeye çalışmak değil , ‘insanı’ ‘bütün’ olarak sevmek . her canlının olduğu gibi insanın da duyguları var ve bu duygularıyla tek tek karşılıklı bağlar kurduğu her şeyi sevmek olamaz , doğal dengelerinde aşk nefret kin her duygu olacak .

tek tek ağaçlara ve insana bakışımız ve duygularımız çok karmaşık olabilir ama orman’a ve insanlığa olan duygularımız , çok yalın ve sade : orman’ı ve insanları gözetmek ve korumak ve sevmek .

artı değer yarat ve bu artı değeri , ilk iki etik arasında adil olarak dağıt
permakültür , değer yaratmayı , artı değer yaratmayı sever . çalışan , artı değer yaratan insanları sever . ve yaratılan bu artı değeri , permakültürün ilk iki etiğine , dünyanın ve insanın sağlıklı yaşamının sürdürülebilirliğine adil olarak dağıtır . dünyanın ve insanın gözetilmesi , sevilmesi , ve korunması için artı değer yaratılması gerekir .

***