orman’ın kusursuz bütünlüğünde birlikte yaşamak . önyargısız , doğal denge içerisinde her canlıya yer verebilmek . ve , bütüncül sevebilmek . yaşamın sürdürülebilirliği , yalnızca aşk ile , sevgiyle kuru kuru sağlanamaz . karşılıklı çıkar ve faydalılık alış verişi olmadan aşk , tek başına aşk olmaz , süremez .

bizim ‘orman’da , herkese ve herşeye , yenilebilir yenilemez her bitki ve canlıya yer var . gıda ormanı , yenilebilir gıda ormanı , sebze ormanı , meyve ormanı , gibi özel tanımlamalara girmeden , kısaca ‘orman’ diyoruz .

doğa’nın çok gizemli bir şekilde canlılar arasında ördüğü ağların bir parçası olarak , bize hangi canlıdan ne fayda gelebileceğini bilebilmemiz olanaksız . doğa’yı gözlemleyip doğru yorumlayabilirsek , zararlı ya da kötü önyargılarından soyunmuş gözlemliyebilirsek , ‘fayda’ları ve yeni aşkları keşfedebiliriz , yaratabiliriz .

image

bir gün orman’da gezinirken , gözalıcı güzellikleri , yeni arkadaşlarla karşılaştım . şu güzelliklerine bakın .. kocaman kocaman kurtlar . hoşgeldiniz , dedim , orman zenginleşiyor . aile büyüyor .

brokoliyi çok severim , bahçede koparıp hemen orda yemeyi . bu kurtlar da sevmişler brokoliyi . bir süre izledim , brokolinin yapraklarını yiyorlar . orman onlara brokoli yaprağı veriyor , karşılıklı faydalılık olmalı ille bir yerlerde , acaba onlar orman’a ne veriyor .. yeşil yeşil , sosis dilimleri gibi boklarını gördüm . yani , brokoli yapraklarını bir günde gübreye dönüştürüyorlar ! benim de istediğim bu zaten , toprağımın zenginleşmesi .. hemi de çok kısa zamanda .. sürdürülebilirliğin üç ayağından birisi , çevrenin sürdürülebilirliği işte bu ! çevrenin , toprağın kendi kendini yenilemesi , zenginleştirmesi , büyütmesi ..image

her bitki gibi brokoliler de orman’ın orasına burasına serpiştirildikleri için , kurtlar , tüm brokolilere ulaşıp yiyip bitirmiyorlar . bana da yetiyor , onlara da . tavuklarla da paylaşmış olmak için ve doğal dengeyi sağlamak için , brokoli yapraklarıyla birlikte bu güzel kurtları tavuklara ve hindilere de götürüp ikram ediyorum ve onlar da bana bol proteinli yumurtalar veriyorlar . doğal harmoni içerisinde birlikte çoğalıyor , büyüyoruz . sebzeleri , örneğin brokolileri biraz kurtlar , biraz tavuklar , biraz ben yiyorum . köklerinden koparıp yolup almıyorum hiçbir zaman , kökler … kökler toprağın altında kalıyor , biraz da toprak yiyor , köklerinden .

imageve , geri kalanlar da çiçek açıyor , biraz da arılar nasipleniyor . olgunlaşıp tohuma kaçıyorlar , yaşam , dönüşüm ..

kökler .. biz , bitkilerin yalnızca yer üstünde olan kısmını görüyoruz . yeraltında , yerüstünde olan yaşamın bir benzeri , hemen hemen aynısı var . orada da kocaman bir dünya var , bir yaşam var , birliktelikler , birlikler , arkadaşlıklar , komşuluklar , rekabetler var . bir sürü mikroorganizmalar , canlılar ,  kökler arasında yerleşmişler , mekan edinmişler , kökler birbirlerine sarmaş dolaş , hayvancıklar birbirlerine sarmaş dolaş , gizemli bir ortak yaşam , paylaşım , doğal dengenin sürdürülebilirliği içinde yaşayıp çoğalıp büyüyüp gidiyorlar . insanoğlu toprağı altüst ettikçe ,  yok ot ilacı yok b.k ilacı , olmadık ilaçlar gübreler verdikçe , Ortadoğu’yu veya dünyanın herhangi bir yerini bombalayıp altüst ettiğimiz gibi , toprağın yapısını bozuyoruz , mahvediyoruz ..

kökler önemli . toprağın altında hep kökler olsun . köklerde mikroorganizmalar olsun hep hayat olsun . toprağın altında hep hayat olsun diye , toprağın sürdürülebilirliği için , orman’da çok yıllık bitkileri , örneğin aromatik bitkileri , kenarda köşede bir akasya ağacını eksik etmiyorum .. tek yıllık bitkiler hep var zaten .. yerin altında , yerin üstünde , yaşam hep sürdürülebilir olsun ..

bir bahçeyi yalnızca sebzelerden meyvelerden oluşan bir bahçe olarak görmek isteyip sebzelerimiz meyvelerimiz dışındaki canlıları ot böcek ilaçlarıyla yok ettiğimizde , doğayı , doğal yaşamı öldürmüş , kendi haline sağlıklı sürdürülebilir bir bütünlüğün kolunu bacağını kesmiş , yaralamış oluyoruz ve bu doğal dengesini ve yapısını bozduğumuz toprağımızda ürün alacağız diye cebelleşip duruyoruz .

güzelleriyle çirkinleriyle iyisi kötüsü zararlısı zararsızı ile nasıl bir denge kuracağını doğaya bırakıp olabildiğince az müdahele etmeli doğaya . eğer canlı bütünlüğünü korursak , öldürmezsek , zararlıları dengelemek için gerekli ‘avcı’ları da doğa kendisi yaratıyor , getiriyor . kusursuz doğada , önyargılarımızla bizim ‘zararlı’ dediklerimizin , bizim göremeyeceğimiz ve bilebilemiyeceğimiz bir sürü faydaları olabilir , şu kurtların , brokoli , lahana yapraklarını anında gübreye çevirdikleri gibi ..

imagehepimiz bu orman’ların konuklarıyız . olabildiğince çok ve kalabalık bir topluluk olarak yaşıyoruz . birilerimiz geliyor birilerimiz gidiyor , yerini yenilere bırakıp . bukalemunlar , orman’ın sevimli konuklarından . gövdesinin iki katı büyüklüğünde olabilen diliyle 7 milisaniyede bir hızla böcekleri sinekleri avlayabiliyor . fotoğraftaki arkadaşımız , karnını , orman’daki ‘zararlı’ böceklerle doyurmuş , bacak bacak üstüne atmış dinleniyor . koparmadığım için ağaçlaşmış ormanlaşmış bir roka’yı mekan edinmiş , kış uykusuna yatmazdan önce , sonbaharın son güneşlerinin tadını çıkarıyor .. ne kadar değişik canlıya yaşam mekanı hazırlayabilirsek , orman’ımızda ot böcek , zararlı zararsız dengesini doğa kendiliğinden kuruyor , bizim pek bişey yapmamıza gerek kalmıyor .
canlılar , koşullara , ortama ve çıkarlarına göre renk değiştirirler , duruma ayak uydururlar . kişiliklerini değişik renklerde biyolojik maskelerle gizlerler , daha hoş görünmek isterler . evrimleşme sonucu , canlıların hücrelerindeki en belirgin renk değiştirme yeteneği ve özelliği , insanlarda , politikacılarda görülmektedir .
insanlar , elbise ile vücutlarını örtmek durumunda oldukları için , gerekli durumlarda biyolojik renk değişimlerini doğrudan sergileyemedikleri için , durum ya da isteklerini giydikleri elbiselerle göstermeye çalışırlar . bir kadına kur yapan bir erkek , biyolojik durumunu belirtmek isteyen bir kadın renkli elbiseler giyer .
insanları örnek alan bukalemunlar da , genellikle kızgın oldukları zaman siyah renk alırlar . dişi bir bukalemuna kur yapan erkek bukalemun da alacalı bulacalı değişik renklere bürünür . bukalemunların elbise giymelerine gerek olmadığı için durum ve isteklerini , pigment denilen renk verici özel hücrelerindeki renk değişimleriyle bildirirler .
tüm canlılar , içinde bulundukları duruma göre farklı görünmek isteyebilirler . siz de böyle durumlara düştüğünüzde değişik maskeler kullanmanın doğal olduğunu bilin , karşınızdaki kişiye , sizin hangi maskenin ardında olduğunuzu keşfetme gizemini yaşatın .

*