no-weeding-01

no-weeding-04nasıl olur da bir bitkiyi “yabani” olarak , istenmeyen , kötü olarak nitelendirebiliriz , tanımlıyabiliriz ?..
bir şeyi kötü-iyi olarak tanımlamak göreceli , ancak önyargılarla böyle göreceli bir nitelendirme yapılabilir .
doğa kusursuz ve doğada iyi-kötü yok .
öncelikle bu felsefeyi özümsemek . doğada , doğal sistemde , doğal düzende herşeyin bir yarayıcı varolma nedeni var .
tek tek ağaçlara bakıp ormanı ve ormanın bütüncüllüğünü göremediğimiz zaman , önyargılarımızla saldırıya geçiyoruz , doğayla uyum ve harmoni içinde yaşamayı beceremeden doğaya karşı savaş açıyoruz ve doğayı , toprağı tüketiyoruz , öldürüyoruz .

no-weeding-03sağolsun teknoloji ve bilim , her çeşit ota özel  “ot ilacı” üretmeyi becerdi . ilaç , ana bitkiyi değil yalnızca istemediğimiz otları öldürüyor , diyor kullananlar , köylüler , çiftçiler . çok masum geliyor kulağa , ama , ilaç , adı üstünde ilaç . öldürücü . bişeyleri öldürücü .
otları öldürdüğünü görüyoruz ama bunun yanında toprağı öldürüyor , toprakta , çıplak gözle göremediğimiz , toprağın besin dengesini düzenleyen biçok yararlı canlıyı da öldürüyor .
sonra bi ara bilim adamları bi farkediyorlar ki bilmem hangi ilaç zararlı , sonra bu ilacı yasaklıyorlar , ama geçmiş olsun ..
elbette yabani otlar , bizim ana bitkimizle belli bir yarış içindeler , besin kapma yarışı içinde . yabani otlar , ana ürünümüz için gerekli besinden çalıyorlar . ama öteyandan doğaya , toprağa yararları da var . toprağı işliyorlar , besin yaratıyorlar , canlılık veriyorlar , hayat veriyorlar , yeşil gübre oluyorlar , toprağın besin sürdürülebilirliğini sağlıyorlar .
ve elbette , “yabani otlar” ile ana bitkilerimiz arasındaki yarışın başlarında , ana bitkilerimiz güçlenip belli bir noktaya gelene kadar ana bitkilerimizi gözetmemiz , yabani otlarla kıyasıya , öldüresiye bir mücadele değil , “yayılıcı yabani otları kontrol” altına almamız gerekiyor . bunu da , örneğin zeytin ağaçlarının altındaki otları “biç bırak” yöntemiyle kesip olduğu yere bırakıyorum , ve , oldukları yerde yeşil gübre oluyorlar . permakültür’ün birinci etiği olan dünyayı , toprağı gözet prensibini hep aklımızda tutup , toprağa en küçük bir şekilde zarar verebilecek hiçbir öldürücü uygulamayı hiçbir zaman , ne pahasına olursa olsun yapmıyoruz . gerçekten sevgiyse , samimi ol , sev , saygını yitirme . bütüncül sevgiyse , samimiyet , sevgi , saygı , bunlardan herhangi biri ola ki azalsa bile diğerleri , bütüncül sevgiyi yaşatmaya yetsin , sevgi , sürdürülebilir sevgi olsun .

image“ot mücadelesini” , “insan müdahelesi” ile değil de , doğal sistem dengesi içinde yapmak gerekir . tavuk ve hindilerimiz gün boyu zeytin ağaçlarının altında gezinip “ot kontrolünü” sağlıyorlar . tavuk ve hindi sayısını , tarlada otların tamamen kökünü kazıyacak kadar çok yapmayın , bu , aşırı otlatma olur , gözlemleyin , dengeleyin .

toprağın üstünde bir örtünün , ve bir de bu örtünün rengi yeşil olursa , faydaları sonsuz .
toprağı sürmediğimize göre , yeşil örtüyü ,
yayılıcı yabani otların yerine daha kolay kontrol edebileceğimiz yumuşak , kolay çürüyüp toprak olabilecek semizotu , ıspanak gibi bitkilerle , aromatik bitkilerle kaplıyorum .
yeşil örtü ,
su tutucu özelliği ile toprak erozyonunu önler ,
yazın yakıcı sıcaklarında toprağın nemini korur ,
kışın dondurucu soğuklarında toprağın üstünde ılıman bir tabaka oluşturarak donmayı azaltır ,
kuruyup toprağa dökülüp yeşil gübre olur ,
bir sürü toprak canlısına , böcü börtüye yuva olur , yaşam ortamı olur ,
çiçekleri , arıları ve böcekleri çeker .

arılar böcekler aroma peşinde ,
bilirler mi bilmezler mi bilmem doğurganlığına katkılarını meyvelerin  , doğa bilir ,
tozlaşmasını sağlar çiçeklerin ,
leyla ile mecnun’un kavuşmasıdır
erkek çiçekten dişi çiçeğe taşınan sevgi .

bilemem kimbilir daha nice yararları vardır ama çıplak bırakmak olmaz toprağı
utangaçtır toprak
gizemli ve bütüncül sevmek toprağı .